İlber Ortaylı Aramızdan Ayrıldı
- 14 Mar
- 1 dakikada okunur
Türkiye’nin entelektüel hafızasında yeri doldurulamaz bir ulu çınar olan İlber Ortaylı’nın aramızdan ayrılışı, yalnızca bir tarihçinin, bir akademisyenin ya da bir aydının kaybı değil; koca bir imparatorluk bakiyesinin, çok dilli ve çok kültürlü o eski dünya görgüsünün, adeta nefes alan canlı bir kütüphanenin yitirilişi anlamına gelmektedir. Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak mülteci kamplarında başlayıp dünyanın en prestijli üniversitelerinin kürsülerine, Topkapı Sarayı’nın asırlık koridorlarından ekranlar aracılığıyla milyonlarca insanın evine kadar uzanan bu eşsiz ömür, tarihi sadece ezberlenecek sıkıcı bir kronoloji olmaktan çıkarıp yaşayan, nefes alan ve günlük hayatımıza yön veren kültürel bir kılavuza dönüştürmüştür. Almanca, Rusça, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve Osmanlıca gibi sayısız dilde ana kaynakları okuyarak oluşturduğu o devasa bilgi birikimi, popüler kültürün sığlığına karşı her daim aşılmaz bir kale gibi dururken; zaman zaman sergilediği o meşhur tahammülsüzlüğünün altında yatan derin zarafeti, ekran başındakilere gerçek bir İstanbul beyefendisinin duruşunu öğretmiştir. Onun dünyadan göçüşüyle birlikte sadece akademik bir otoriteyi değil, sokakta yürürken eski bir binanın mimarisindeki hüznü görebilen, bir müzedeki eserin sessiz dilini çözebilen, bilgisizlikle savaşmayı kendine bir ömürlük dava edinmiş eşsiz bir rehberi, dünü anlatırken aslında bugünü ve yarını inşa eden o bilge sesi de kaybetmiş olacağız; nitekim geride bıraktığı onlarca kıymetli eser, yetiştirdiği binlerce öğrenci ve bu topluma aşıladığı derin tarih bilinci, onun ismini sadece Türkiye’nin değil, dünya tarihçiliğinin altın sayfalarında sonsuza dek yaşatmaya devam edecektir.



![Gençlik Korosu [ İlk Buluşma ]](https://static.wixstatic.com/media/7b7bc6_e20dce8b58cc4e6e9b85d90c7e2b4b3f~mv2.jpg/v1/fill/w_980,h_373,al_c,q_85,usm_0.66_1.00_0.01,enc_avif,quality_auto/7b7bc6_e20dce8b58cc4e6e9b85d90c7e2b4b3f~mv2.jpg)
Yorumlar